Anasayfa » Rehberlik » SINAV KAYGISIYLA BAŞEDERKEN;
 
SINAV KAYGISIYLA BAŞEDERKEN; PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Rehberlik Yazıları
A-Kendinizle olumlu diyalog kurun Kendinizi hangi durumlarda ve ne kadar eleştirirsiniz?            Kendinize sık sık kızar mısınız? Örneğin, girdiğiniz bir sınavda, yapabileceğiniz bir soruyu dikkatsizlik sonucu  yanlış cevapladığınızı fark ettiniz,            Kendinize şöyle söyleyebilirsiniz: “Ne aptalım, bildiğim bir soruyu bile kaçırıyorum, böyle giderse üniversitenin bile önünden geçemeyeceğim” diye düşünebiliriz.

            Bu düşünce tarzı doğrudan kişiliğinize yönelik saldırı içeren yanlış bir düşünce yaklaşımdır. Sizlerde doğrudan kaygıyı artırıcı etken olarak ortaya çıkar ve zarar verir.            

Oysa “dikkatsizliğim yüzünden bildiğim halde soruyu cevaplayamadım bu benim için iyi bir ders oldu., demek ki uzun süreli sınavlarda dikkatim sık sık dağılıyor. Daha fazla sınav uygulaması yaparak bu sorunumu aşabilirim”. Bu düşünce tarzı sorunu fark edip çözmeye yöneliktir.           

 Araştırmalar bize göstermektedir ki; olaylar karşısında gösterilen olumsuz tutumlar ya da kişinin kendisine söylediği olumsuz sözler, o olay sırasında hissedilen gerginliği ve kaygıyı artırmaktadır.           

Kişinin kendi kendine yaptığı olumsuz içerikli konuşmalar zamanla otomatikleşir ve olumlu bir içerik ile kolaylıkla yer değiştiremez. Dünyanın sonu değil, altı üstü bir sınav, Biliyorum bunu da başarı ile atlatacağım,Kazanamazsam bu benim için bir son değil, çalışmamım karşılığı buymuş vb. düşünceler içinde olmamız bizi kaygı ve gerilimden kurtaracaktır. 

B- Derin Solunum            

Birçok insan kaygı yaşadığı durumlarda nefes darlığı yaşar. Solunum süresi kısalır. Soluk yeterince derin değildir. Alınan hava akciğerlerin sadece üst kısmını doldurur. Bu da beyne giden oksijen miktarını azaltır.           

 Aynı zamanda midede ek bir gerginlik yaratır.           

Kaygılı bir duruma girmeden önce bir iki dakika sessizce oturun. Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi solunumunuz üzerinde yoğunlaştırın. Burnunuzdan aldığınız nefesle göğüs kafesinizi değil diyaframlarınızı aşağı doğru itip karnınızı şişirin. Omuz ve boyun kaslarını olabildiğince gevşetin, aldığınız nefes 3-5 saniye tuttuktan sonra sessiz ve yavaş olarak dışarı verin. Bu işlemi 6-7 defa yaptığınızda gevşediğinizi göreceksiniz.           

C-Zihinde Canlandırma            

Kaygılı iseniz kendinizi duygusal olarak nerede rahat ve huzurlu hissediyorsanız o yerde olduğunuzu hayal ediniz. Hayal ettiğiniz ortama çok olumlu ayrıntılar ilave ediniz. Bu düşünceyi ya da canlandırmayı 2-3 dakika yapmak yeterlidir. 

D- Zamanı iyi kullanarak kaygıyı azaltma                       

Kaygı, zamanın nasıl kullanıldığına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazen zamanın su gibi akıp gittiği ve her şeyin kontrolden çıktığı duyusu yaşanır. Bu durum,olayların olduğundan çok daha tehdit edici algılanmasına neden olur ve hem fiziksel hem de duygusal sorunlara yol açar. Zamanın doğru ve etkin kullanılması düzensizliğin engellenmesine ve kaygının çözümüne de katkı sağlayacaktır.            

ÖSS denemelerinin haftada bir kez yapılması kaydıyla zamanın kullanılmasına,denetlenmesine yardımcı olacak ve zamana ilişkin kaygılarımızın azalmasına neden olacaktır. 

E-Kaygıyı artıran beslenme alışkanlıklarına dikkat etme            

Bazı beslenme alışkanlıklarımız kaygı düzeyinin artmasına neden olabilmektedir; Örneğin kafein içeren besinler metabolizmayı artırır, yüksek düzeyde uyanıklık ve hareketliliğe yol açar. Ayrıca kaygı hormonlarının salgılanmasına da neden olur.Kafein içeren kahvenin aşırı tüketimi sonucunda kaygı,sinirlilik, huzursuzluk halleri,ishal,düzensiz kalp atışları ve dikkati yoğunlaştıramama gibi belirtiler ortaya çıkar.Kahve,çay ve kola yerine ıhlamur,adaçayı,nane ve papatya gibi bitki çayları kafein gibi zararlı maddeler içermediği için normal çayın yol açtığı uyarılma durumunun tam aksine sakinleştirici etki gösterir.           

Vitamin eksikliği de kaygıya yol açmaktadır. Kaygılı zamanlarda sinir sistemi, iç salgı sistemlerinin düzgün çalışmasını sağlamak için  özellikle C  ve B vitaminlerine ihtiyaç vardır.Vitaminlerin eksikliği kaygı reaksiyonlarına, depresyona ve uykusuzluğa yol açabilir.

Psk. Dan. Hüseyin KELER

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

[www.OSSservisi.com] ÖSS Servisi Editörü

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baţlýk:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused:
:cheer:B):evil:
:silly::dry::lol:
:kiss::D:pinch:
:(:shock::X
:side::):P
:unsure::woohoo::huh:
:whistle:;):s
:!::?::idea:
:arrow:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.25 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."